Hani insan kocaman bir orkestraya sahiptir, tüm çalgıların eşsiz güzellikte sesleri vardır,hepsini tıngırdatmak ayrı yetenek gerektirir. Aslında o yetenek içerde bir yerdedir, içe bakmadığınız için göremezsiniz. Bir sevgili gelecektir, yönetecektir ve sizin orkestranız harikulade bir konser verecektir. Sevgili ancak ürettiğiniz müziğin kalitesine gelir! Önce çalgılarınızı öğrenip, orkestranızı yönetin ve güzel bir konser verin, sonra selama çıkarsınız, elbet alkışlayan birileri olacaktır. (R. Okandan)

6 Şubat 2010

ŞÜKREDİYORUM ÇÜNKÜ 2


Sabah uyanıyoruz başlıyoruz lanet etmeye. Erken kalktığımız için, bir gece önce msn’de sohbete dalıp çok geç yattığımız için. İşe gitmek zorunda olduğumuz için. Başımız ağrıdığı için. Dün gece çok içtiğimiz için..

Evden çıkıyoruz. Hay allah! Şofbeni kapamayı mı unuttuk yoksa! Lanet et! Geri dön! Sistematik bir hale gelmiş lanetler..

İşyerine gidiyoruz, herkes bir şeylerden şikayetçi. Dün gece cinnet geçirip kızını doğramış babadan bahsediyorlar. Elbette ki lanetler devam ediyor ağızlardan fışkırmaya. Bedduanın biri bin para!

Gelmeyen servise lanet ediyoruz. Çıkarmayı unuttuğumuz çöpe lanet ediyoruz. Bir sevgilimizin olmamasına lanet ediyoruz. Yemek yapmak zorunda olmamıza, sonra çok yememize.

Gece yatağımıza yatana kadar sürüyor bu.

Sonra da tüm samimiyetimizle 3 Kuluvallah 1 Elham...

Güzel rüyalar göreceğiz ya! :)

Bense şükrediyorum çünkü...

Her sabah vaktinde uyanıp işime gidebildim.
İşe gittiğim ilk gün, babama sıcacık, samimi bir günaydın mesajı attım, içimden geldi.

Bu hafta hep güzel rüyalar gördüm. Hatta bir tanesinde bir leopar kucağımda mırıl mırıl uyuyordu ve ben onun yumuşacık tüylerini okşuyordum.

DELTA için yapmam gereken bir şeyi daha bitirdim ve gönderdim.
Tutor’um belli oldu. Yine Elif’le çalışıyorum.

Pazartesi günü işyerine gidince iş arkadaşlarımı çok özlemiş olduğumu farkettim.

Kısa saçlarla hayat çok keyifli bir hale geldi.

Meditasyon yaptım.

Oya bana çok sevimli bir kitap ayracı hediye etti. Uğurböcekli.

Uzun zamandır görüşemediğim bir arkadaşım bu hafta bir süre bizim grupla çalıştı, bol bol sohbet ettik, güldük, yemeğe gittik.

Ailemi çok seviyorum.
Evimin iki ayaklı ve dört ayaklı tüm üyelerinin keyfi yerinde.

Tütsü kokusunu çok seviyorum.

Çöplerimi her gün kapıdan alan biri var.

Kahveyi çok seviyorum.

Salı günü okula çok erken gittim, Funda ile çok keyifli bir yolculuk yaptık, gittiğimde çok erkendi, kantin açılmamıştı, kasa açılmamıştı ama kantinde çalışan çocuk yine de bana bir kahve ikram etti :)

Olcay bana çok güzel bir kartpostal hediye etti, kedili :)
D binasına gittim ve uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı gördüm.

DELTA için gerekli fotokopilerimi aldım, hem de Gamze ve Özlem’le keyifli ve kahkahalı bir yürüyüşten sonra.

Uzun zamandır Fanta içmemiştim, çok susadım Fanta içtim.

Bir gün telefonumun şarjı bitti, bütün gün çalmadı, çok keyifliydi :)

Büyücülere odaklandığım bir haftada (Kabbalah öğretisi için) İrem bana Floransa Büyücü’sünü getirdi okumam için, hem de ben istemeden.

Cello dinleyerek uyudum.

Ofiste düştüm ama çok eğlendik.

Ofiste bir kumbara oluşturduk Esma sayesinde ve içine para atıp toplanan paralarla kitap almaya karar verdik. İki kitabımızı aldım bile.

Bu kur bir üst seviyeye gireceğimi öğrendim.

Curriculum Ödevimi bitirdim ve gönderdim.

Kar yağdı bu hafta yine.

Potluck yaptık ofiste :)

Hava çok soğuktu, atkımı unutmuştum, Suzan’la eve doğru yürüyorduk, o taksiye binerken çıkarıp, atkısını bana verdi.
Buz’la yürüyüşlerimizi biraz uzattık kar yağınca.

Kendimle gurur duyuyorum.

Sabah okula giderken karşıma simitçi çıktı, herkese simit aldım.

Rüyalarla Kişisel Gelişim Yolculuğu diye bir kitaba başladım. Çok sevdim.

İsmim Rana olduğu için keyifliyim. İtalyanca’da kurbağa demek ama :)

Gülay bana gökkuşağı renklerinde bir kurşunkalem hediye etti.
Gülçin’e boya kalemleri aldım.

Valerie ofise humus yapıp getirmişti ve çok lezzetliydi. Çok severim humusu.

Pınar bana, ben Pınar’a yüzük hediye ettik.

Burcu, ben ve Gülşah bir cafe’ye gidip çay içip, sohbet ettik.

Dost’a gidip kendime kitap aldım.

Ablam bana 100’lük tealight mumlardan almış.

Tunalı’da mendil satan bir kızım var benim. Zeynep. Akşamüstü dün onunla karşılaştım. Bana yüzük hediye etti!!! :) Karnesini anlattı.

Bu hafta çok yoğun olduğum için gidemedim ama telefonda anneme, babama ve ablama onları çok sevdiğimi söyledim.

Haftasonu keyfi gibi yok! :)

Boğazım sadece 1 gün ağrıdı geçti.

Evimi temizledim.

Sular akıyor.

DNR’da Pınar ve Ebru ile buluştum. Evrenden Torpilim Var kitaplarımızı Aykut Oğut’a imzalattık. Kısa da bir sohbet ettik.

Evimdeyim, keyfim yerinde.

PS. Akademik çalışmalarım ve kişisel çalışmalarım nedeniyle çok yoğun ama keyifli bir döneme giriyorum. Elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim. Yazacağım da ama her gün yazamazsam eğer, şimdiden beni affedin olur mu?

Herkesi çok seviyorum.
Güzel bir hafta diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder