Hani insan kocaman bir orkestraya sahiptir, tüm çalgıların eşsiz güzellikte sesleri vardır,hepsini tıngırdatmak ayrı yetenek gerektirir. Aslında o yetenek içerde bir yerdedir, içe bakmadığınız için göremezsiniz. Bir sevgili gelecektir, yönetecektir ve sizin orkestranız harikulade bir konser verecektir. Sevgili ancak ürettiğiniz müziğin kalitesine gelir! Önce çalgılarınızı öğrenip, orkestranızı yönetin ve güzel bir konser verin, sonra selama çıkarsınız, elbet alkışlayan birileri olacaktır. (R. Okandan)

25 Ocak 2010

Kırgınlık...



Şöyle bir soru sorsalar bana...
Bugüne kadar hiç kalp kırdın mı?
Buna verilecek cevabım evet olur.

Peki şöyle sorsalar...
Hiç kalbin kırıldı mı?
Verilecek cevabım değişmezdi.

Peki, bugüne kadar hiç kalbimi kırmamış biri var mı?

Buna verilecek cevabım belki bazılarını şaşırtabilir. Çünkü evet! Çevremde hiç kalbimi kırmamış o kadar çok şey var ki!

Her an her yerde kalbimi kıracak o kadar çok çeşit insan var ki! Sabah servise biniyorum, Günaydın diyorum ama cevap alamıyorum. Ve hemen surat asıyorum. Başlıyorum içimden söylenmeye! O kadar da günaydın dedim ama bir cevap bile alamıyorum. İnsanlık ölmüş canım! Peki, servise yürürken bana hayırlı sabahlar diyen Fevzi Efendi’ye ne oldu? Ne çabuk unuttum? Ya da sokağın köşesinde her sabah beni bekleyip de servise yolcu eden, bazı arkadaşlarımın aman ne sevimsiz, ne şekilsiz(!) diye nitelendirdiği neşeli sokak köpeğine ne oldu?

Ofiste birlikte çalıştığım ofis arkadaşlarımdan birine kırılıyorum. Belki bana selam vermiyor, belki beni bir şey için tersliyor, belki hoşuma gitmeyecek bir şey söylüyor, belki eleştiriyor, belki de yalnız kalmak istediğim bir anda fazla üzerime geliyor, ya da ne bileyim beni rahatsız edecek bir şey yapıyor. Kalbim kırılıyor. Bütün günüm altüst oluyor. Zehir oldu işte günüm, bu halim öğrencilerimi de zehirliyor, koridorda selamlaştığım arkadaşlarıma da yansıyor, hatta servis şöförüne bile çatabilirim eve dönerken. Oysa başka işarkadaşlarım da var, onlar bunların hiçbirisini yapmıyor. Kantinde kasadaki çocuk beni her sabah aynı güleryüzle karşılıyor ve ofisime gönderiyor. Bina sorumlusu beni her gördüğünde candan bir şekilde ilgileniyor, hatırımı soruyor, gülümsüyor. Kapıdaki güvenlik görevlisi beni her sabah gülümseyerek ve günaydın diyerek karşılıyor. Ama benim günüm altüst oldu bile!

Eve dönüş yolunda yolda bir adam üzerime üzerime geliyor ve bana çarpıyor,düşüyorum. Çarpmakla da kalmıyor, biraz dikkat etsenize dediğim anda bir de sanki suçlu benmişim gibi üste çıkmaya çabalıyor. Söylediği ve sarfettiği kaba sözler sonucunda kalbim kırılıyor elbette. Oysa oradan geçmekte olan başka bir yaya, sakin oldun hanımefendi, her yerde var böyle adamlar derken bana yardım ediyor, beni yerden kaldırıyor, ve benimle gerçekten ilgileniyor, bir şeyim olup olmadığını kontrol ediyor. Ama ben hala o adama çok sinirliyim! Hatta o kadar sinirliyim ki, yardım eden adama bile söylenebilirim, tamam teşekkür ederim ilginize rahat bırakın da eve gideyim!

Ah ilişkiler. Kadın-Erkek. Ying-Yang.

Beni aramayan erkek arkadaşım kalbimi kırıyor. Nasıl olur da aramaz? Benimle ilgilenmediği için içerliyorum. Beni anlamaya çaba sarfetmediği için kalbim kırılıyor. Bana güzel bir şey söylemediği için kalbim kırılıyor. Özel günleri unutan erkek arkadaşım kalbimi kırıyor. Yuh yani, doğumgünümü unuttu adam! Oysa o gün ne kadar çok insan aradı beni ama sinirimden cevap vermedim telefonlara. Ailem benimle ilgilenmeye çalışıyor. Ay! Yeter, beni bir rahat bırakın diyorum misal. Ya da o gün arkadaşlarım, komşularım, bakkalın çırağı hepsi harika göründüğümü söyledi. Doğumgünümde arayan onlarca arkadaşımı ne de çabuk unuttum! Kim takar! Erkek arkadaşım yok ortalıkta!

Gördük mü odak noktamızı! Gün boyunca bizi kırmayacak o kadar çok şey varki aslında etrafımızda! Doğa asla sizin kalbinizi kırmaz! Ağaçlar, kuşlar, çiçekler, bitkiler her zaman ordadırlar ve bugüne kadar kalp kırmamışlardır. Caddedeki piyango satıcısı benim kalbimi hiç kırmadı. 7 senedir evimi paylaştığım köpeğim kalbimi hiç kırmadı. Akşam kapımı çalan ve benden sigara isteyen komşum hiç kalbimi kırmadı. Karşı apartmanın üçüncü katında oturan ve ara ara balkondan sohbet ettiğim kadın hiç kalbimi kırmadı. Şu an Şebnem Ferah dinliyorum. Son albümü harika! Ve düşünüyorum da, Şebnem Ferah benim kalbimi hiç kırmadı! Vs.

Kıssadan hisseye, gerçekten bir düşünecek olursam, hatta istatistikçiysem ki değilim, şemalar çizersem, tablolar çıkarırsam dünyada beni bugüne kadar hiç incitmemiş varlıkların sayısı ile beni incitmişlerinkini karşılaştırırsam...

Dünya harika bir yer! :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder