Hani insan kocaman bir orkestraya sahiptir, tüm çalgıların eşsiz güzellikte sesleri vardır,hepsini tıngırdatmak ayrı yetenek gerektirir. Aslında o yetenek içerde bir yerdedir, içe bakmadığınız için göremezsiniz. Bir sevgili gelecektir, yönetecektir ve sizin orkestranız harikulade bir konser verecektir. Sevgili ancak ürettiğiniz müziğin kalitesine gelir! Önce çalgılarınızı öğrenip, orkestranızı yönetin ve güzel bir konser verin, sonra selama çıkarsınız, elbet alkışlayan birileri olacaktır. (R. Okandan)

29 Ocak 2010

KARDAN MASAL



Hayatı, son bulmasını hiç istemeyecek kadar sevdiğiniz oldu mu?

Peki, hayatınızı hiç bugün son gününüzmüş gibi yaşadığınız?

Ya da hiç düşündüğünüz oldu mu, yaşamınızdaki her şeyi yaratabilecek, çekebilecek güçtesiniz?

Bir kereliğine bile olsa buna inandığız oldu mu?

Ankara karlar altında. Ben Ankara’yı, Ankara beni karlar altında daha çok seviyoruz. Daha çok eğleniyoruz, daha çok keyif alıyoruz hayattan.

Ve Ankara iki gündür benim masal şehrim...Ben de masalımı yaratıyorum Ankara’da, evimde, tatilde. Kendime vakit ayırıyor, güzel şeyler düşünüyorum, kar gibi bembeyaz, kar gibi masum, kar gibi güzel. Çalışma zamanı zaman ayıramadıklarımla geçiriyorum vaktimi, evimle, köpeğimle, kedimle...Kendimle vakit geçiriyorum.

Biz karı çok sevdik..

Kar da beni çok seviyor. Bana inanılmaz bir enerji verdiğine göre, öyle olmalı.

Beyazın enerjisi, soğuğun enerjisi...

Siz kar kokusu nedir bilir misiniz?

Bütün o is kokusunu, yanmış korları alır gider hayatımızdan..Bembeyaz bir sayfa açar.

Ve o bembeyaz sayfaya yazılacak çok şey vardır aslında dememi beklersiniz ama...

Aslında o sayfaya yazılacak hiçbir şey yoktur, hayallerimiz ve niyetlerimiz dışında. Tertemizdir. Başlangıçtır. Geride kalmış, karalanmış sayfalar yırtılır atılır, yeni bir defter açılır. Kar gibi bembeyaz. Boşluktur her şey. Her şeye yeni baştan başlanır, her şey yeni baştan yaratılır.

Eğer kar yağmazsa ve karalanmış defter devam ederse, zamanı geldiğinde, defter bittiğinde altına ya gururla, ya da öfke ile ya da pişmanlıkla imza atılır.

Bir sonraki deftere, bir sonraki kara, bir sonraki masala kalır umutlar...

Oysa şu an dışarıda kar, şu an aklınızda boş sayfalar...

Kar perisi elinde değneği ile dolaşır sokaklarda...

Bir ağaç bulup dinlenmek, biraz gevezelik etmek kartaneleriyle ve o esnada da değneğini oynatıp dilenenleri gerçekleştirmek için.

Evde ışıklarınızı söndürüp de , dışarıda lapa lapa yağan karı seyrederken bir daha, biraz daha dikkatli bakın, belki de kar perisi sizin bahçedeki ağacın üzerinde soluklanıyordur.

Kimbilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder